r2d3 Dergi

Yeniler

14 Ekim 2018 Pazar

İşe neden 10'da başlamalı?

Ekim 14, 2018 0
Sabah kalkmadan önce çalar saatinizi kapatıp duruyorsanız kendinizi suçlu hissetmenize gerek yok. Kabahat sizde değil, işe başlama saatinizde.
Yapılan araştırmalar, çoğumuz açısından işe başlama saatinin doğal vücut saatimize uymadığını gösteriyor. Uzmanlar, bu konuyu dikkate almaları gerektiği konusunda işverenleri uyarıyor.
ABD’deki Washington Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden Christopher Barnes’ın yayımladığı bir makalede, uykunun aslında birçok şirketin görmezlikten geldiği “stratejik bir kaynak” olduğu belirtiliyor.
İş saatleri insanların doğal uyku düzeni ile uyumlu hale geldiğinde, daha sağlıklı, az stresli ve daha konsantre oldukları için işlerinde de daha verimli ve yaratıcı olduklarına işaret ediyor Barnes.
Aynı şekilde bunun tersi de doğru. Yani, çalışanlar az uyuduklarında büyük hatalar yapmaları ve iş kazalarına yol açmaları ihtimali de artıyor.
Barnes’ın araştırmasında ayrıca, gece geç yatan insanların sabah erken saatlerde daha az etik davranışlar sergileyebildiği, normalde sabahları erken kalkan insanların ise gece geç saatlerde bu şekilde davranabildiğine dikkat çekiliyor.
Vücut saati
Fakat sorun sadece ne kadar uyuduğunuzla ilgili değil. Sabah 8’de ne kadar verimli olduğunuz sirkadiyen ritim ya da günlük ritim olarak adlandırılan şeyle ilgili.
En ilkel bakteriden insana kadar her organizmanın biyolojik olarak belli bir vücut saati vardır. Bu saat kişiden kişiye farklılık gösterir.
Münih’teki Ludwig-Maximilian Üniversitesi Tıp Psikolojisi Enstitüsü’nden kronobiyoloji profesörü Till Roenneberg bunu ayaklara benzetiyor. “Bazıları büyük ayaklı, bazıları küçük ayaklıdır doğuştan; ama çoğu insan ortalarda bir yerdedir” diyor.
Roenneberg’e göre, birçok şirket, iş saatini, çalışanlarının vücut saatine uymayan 8-9 gibi erken saatlerde başlatıyor.
Bu uyumsuzluk, günün her saatinde verimli olma, e-postalara ve telefonlara cevap verme baskısıyla birleştiğinde “sosyal jetlag” denen durum oluşuyor. Yani vücudun her zaman yanlış zaman diliminde olması hali.
Roenneberg, insanların yüzde 70’inin kalkması gereken saatten daha erken kalkmak zorunda olduğunu, yani iyi dinlenmiş ve en verimli halde güne başlamadığını belirtiyor.

Ergenlikte sorun başlıyor

Oxford Üniversitesi Uyku ve Sirkadiyen Nöroloji Enstitüsü’nden Paul Kelley, insanın vücut saati ile günlük uymaları gereken program arasındaki uyumsuzluğun ergenlik döneminde başladığını söylüyor.
Bu dönemde çoğu insanın vücut saati ileri gitmeye başlıyor. Ortaokul, lise dönemindeki gençler, okula erken başlamaları gerektiği için ortalama üç saat daha erken güne başlarlar.
Bunun sonucunda kronik uyku eksikliği ve bundan kaynaklı konsantrasyon azlığı ortaya çıkar. Bu ise uzun dönemde obezite ve diyabet gibi sağlık sorunlarına neden olabilir.
Kamu sağlığı alanındaki düzenlemelerin bir parçası olarak ABD ve İngiltere’de okula başlama saatleri bazı bölgelerde ileri alınıyor.
İnsan yaşlandıkça vücut saati de daha erken saatte kalkmaya yönelir. Fakat Kelley, çoğu insanın hala iş nedeniyle daha erken kalkmak zorunda olduğunu söylüyor.
İdeal işe başlama saatinin sabah 10 olduğuna inanıyor Kelley. 8’de işe başlamanın mantıklı olmadığını söylüyor.
Erken saatlerde güne başlayanların çalışkan, geç başlayanların ise tembel olduğu konusundaki yaygın inanca ilişkin olarak Kelley, “vücut ritmini kontrol eden biyolojidir, alışkanlıklar değil” diyor.
Performans ölçümlerinin ise işe başlama saatine yönelik önyargılarla değil, çalışma süresi içindeki verimliliğe göre yapılması gerektiğine inanıyor.

Uyku teşviki

Roenneberg, Almanya’daki Volkswagen otomobil fabrikası ile TyssenKrup çelik fabrikasında farklı kronotiplerle ilgili (kişinin erkenci mi yoksa geç mi güne başladığını ifade eden kavram) bir araştırma yaptı.
Çalışanların işe başlama saatini vücut saatlerine göre ayarladı. Sabah erken kalkanları sabah vardiyasında, gece geç yatıp sabah geç kalkanları öğlen ve akşam vardiyasında çalıştırdı.
Her iki durumda da iş saatlerini kendi biyolojik vücut saatlerine uyarlayan işçilerin çok daha üretken, sağlıklı ve hem işte hem de kendi zamanlarında daha az yorgun düştükleri görüldü.
Oregon Enstitüsü Meslek Sağlığı Bilimleri’nden Ryan Olson ofis çalışanlarında da aynı bulgulara rastladı. Olson, günümüz teknolojisinde katı zaman düzenlemesine gerek olmadığını belirtiyor.
Olson, uluslararası bir enformasyon teknoloji firmasında çalışan Amerikalı işçiler üzerinde bir yıl süren bir araştırma yaptı. Araştırma öncesinde çalışanların sabah 8 ya da 9’da işe başlaması, aynı zamanda diğer ülkelerdeki iş arkadaşlarından gece yarısı gelen telefonlara da cevap vermeleri gerekiyordu. Sabah erken işe başlayanların daha çalışkan olduğu konusundaki önyargıyı gidermek için Olson verimlilik ölçümünün saate değil, alınan sonuçlara göre yapılmasını sağladı.
Çalışanların iş ve ev yaşamını daha iyi dengelemelerini sağlama amacı taşıyan araştırmada, haftada bir saat daha fazla uyuma olanağı da tanındı. Olson bu ekstra bir saatlik uykunun faydasının bütün yıl boyunca görüldüğünü vurguladı.
Olson, “Zayıfların uykuya ihtiyacı olduğuna dair eski bir inanç var. Ama artık az uykunun kimseye bir yararı olmadığı konusundaki inanç yaygınlaşıyor. Artık şirketler uyku konusunda daha fazla bilgi almak istiyor” diyor.
Devamı

İdeal ofis sıcaklığı ne olmalı?

Ekim 14, 2018 0
Birçok işyerinde, ortam sıcaklığı konusundaki anlaşmazlık nedeniyle her gün tartışma yaşanıyor; klima ayarı defalarca değiştiriliyor. İdeal oda sıcaklığı diye bir şey var mı? Sıcaklık algısı cinsiyete göre nasıl değişiyor?
Sıcak iklimlerde yaşayan insanlar binlerce yıldır kendilerini serinletecek yöntemler geliştirmeye çalışmış, kimi pencerelere ıslak örtüler asmış, kimi kölelerine palmiye yaprakları sallatmıştı.
Artık sadece bir düğmeye basarak oda sıcaklığını ayarlamak mümkün. Ancak 2015'te ABD'de yapılan bir ankete göre, ofis çalışanlarının çoğu oda sıcaklığından memnun değil: yüzde 42 ortamın çok sıcak, yüzde 56 ise çok soğuk olduğunu düşünüyor. Bugün artık oda sıcaklığını ayarlamak mümkün olsa da bu derecenin ne olması gerektiği konusunda fikir birliğine varılamıyor.
Birçok işyerinde, ortam sıcaklığı konusundaki anlaşmazlık nedeniyle her gün tartışma yaşanıyor; klima ayarı defalarca değiştiriliyor.
İşçilerin rahat bir ortamda çalışması finansal sonuçları bakımından da önemli. Örneğin İngiltere'de derece kontrolünün çalışma saatlerinde yüzde 2 kayba denk geldiği, bunun ise ekonomiye yıllık maliyetinin 13 milyar sterline ulaştığı belirtiliyor.
Çalışma ortamının optimum sıcaklıkta olması iş tatmininin yanı sıra verimlilik ve işbirliğini de artırır. Yanlış derece işçilerin yavaşlamasına, kilo almasına, hatta hastalanmasına neden olur.
Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg'e göre, konferans salonunun sıcaklığını 15 derecede tutmanın zihinsel yoğunlaşma üzerinde olumlu etkileri var. ABD'nin eski başkanı Obama'nın ise Oval Ofis'i çok sıcak tuttuğu söyleniyor.

Herkesi memnun etmek?

Aslında herkesi sürekli memnun edecek bir ofis derecesi tespit etmek mümkün değil. Londra'daki bir üniversitenin enerji enstitüsünde araştırma yapan David Shipworth'e göre, sorunun bir yönü de 'doğru' dereceyi bulma çabası; bu ise neyi ölçtüğünüze bağlı olarak değişir.
Örneğin, işyerlerini en çok ilgilendiren konulardan biri olan verimlilik sorununu ele alalım. Bir araştırmada, ortam sıcaklığının çalışanların verimliliği üzerindeki etkisi incelendi. Dokuz kadın 25 derecede klavyede sürekli yazı yazarken hata oranı yüzde 10 olmuştu. Sıcaklık 20 dereceye düşürüldüğünde verimlilikleri yarı yarıya azalmış, hata oranı iki katına çıkmıştı.
Ancak her şey bu kadar basit değil. Öğrencilere çok sayıda cep telefonu tarifesi gösterilmiş ve içlerinden en uygun maliyetli olanını seçmeleri istenmişti. Bu işlemi 19 derecelik serin bir odada yaptıklarında doğru tarifeyi seçenlerin sayısı, 25 derecede doğru tarifeyi seçenlerin iki katı olmuştu. Yani sıcak bir ortamda olmamız karmaşık kararları almamızı zorlaştırıyordu.
Ortam sıcaklığı sadece verimliliği etkilemekle kalmaz, düşünme tarzını da değiştirebilir. Yaratıcı düşünce açısından sıcak ortamlar çok daha iyi iken, tekrar içeren monoton işlerde insanların sürekli tetikte olmasını sağlamak bakımından serin ortamlar çok daha elverişli. Sıcaklık 27 dereceyi aştığında matematik becerileri azalıyor.
Ortam sıcaklığı işbirliği eğilimini de etkileyebilir. 33 kişi üzerinde yapılan bir araştırmada, sıcak ortamdakilerin etrafındaki kişilere karşı sıcak duygular beslediği görülmüştü. Hatta elinde sıcak kahve fincanı tutanlar etrafındakileri daha sevecen ve cömert bir bakışla değerlendiriyor, buzlu kahve tutanlar ise ilgi göstermiyordu.
Araştırmalar, tipik ofis işlerinde (müşteri hizmetleri, metin yazımı vb.) ideal sıcaklığın 22 derece olduğunu gösteriyor. Ancak bunların çoğu zaman 100'den az kişiyi kapsayan küçük araştırmalar olduğunu belirtmek gerek.

Kadınlar neden üşüyor?

Doğru sıcaklığı tespit ederken işyerinde yapılan işin zihinsel gereklerini hesaba kattıktan sonra bakılması gereken şey hedef grubun kimlerden oluştuğu, bunların yaşları, kiloları ve cinsiyetleridir.
Kişinin vücut ısı metabolizma hızına bağlıdır. Bunu hesaplarken 40 yaşında, 70 kg ağırlıkta bir erkek esas alınır.
Oysa yapılan araştırmalar kadınların metabolizma hızının erkeklerden çok daha düşük olduğunu ve ofis sıcaklığının 3 derece daha fazla olması gerektiğini gösteriyor.
Ancak vücudumuzdaki sıcaklık algısı her zaman güvenilir olmayabilir. 32 kişilik bir araştırmada, insanların yarısı güneşi andıran sarı ışıkla aydınlatılmış bir odaya konup her 10 dakikada bir kendilerini ne kadar sıcak hissettikleri sorulmuştu. Diğer yarısı ise serinlik hissi veren beyaz ışıkla aydınlatılmış bir odadaydı. Katılımcılar, bu odaların sıcaklığının artırılıyor veya azaltılıyor olduğunu bilmiyordu. Sarı ışıklı odadaki denekler oda serinletilmesine rağmen kendilerini beyaz ışıklı odadakilere kıyasla daha sıcak hissediyorlardı.
Belki de bir gün bu tür psikolojik etkenler kullanılarak hem çalışanlar memnun edilebilir hem de enerji tasarrufu yapılabilir.
Uzmanlar termostatta sürekli ayar yapmanın çevreye zararı kadar vücut için de zararlı olduğunu, obezite ve diyabet sorunlarını artırabileceğini söylüyor.

Sapmaların faydası

Oysa vücudu ideal olarak hissettiğimiz sıcaklıktan biraz daha serin ve biraz daha sıcak ortamlara maruz bırakmak kalp ve damarlar ile metabolizma açısından egzersiz işlevi görür.
Ancak bu hafif değişimin dışındaki aşırı sıcaklık oynamaları tehlikelidir. Peki çalışanların bu alandaki hakları ne ifade ediyor? Birçok ülkede çalışma ortamının asgari düzeyini belirleyen bir sınır varken (İngiltere'de 16 derece) üst sınır için çoğu zaman "makul" ifadesi kullanılıyor.
Avustralya'da hava sıcaklığı 34 derecenin üzerine çıktığında işçilerin her saat için yarım saat mola hakkı bulunuyor. Benzer haklar elde etmek birçok ülkede zor olabilir. Ama ücretsiz içme suyu, düzenli molalar ve termometre talebi üzerinde durulabilir.
Genel termostat kontrolü bazı işyerlerinde ömrünü tamamlıyor da olabilir. Zira tıpkı uçaklarda olduğu gibi, kişinin oturduğu yere özgü kontrol sistemi geliştiriliyor.
Peki ideal ofis sıcaklığı nedir? Buna kesin cevap vermek zor olsa da 22-24 derece arasında olduğu söylenebilir.
Singapur'un ilk başbakanı Lee Kuan Yew ideal sıcaklığın 22 derece olduğuna inanıyordu. Tropik bir ülkenin ekonomik başarısını neye borçlu olduğu sorulduğunda cevabı hazırdı Lee'nin: klima…
Devamı

Bereket Bitkisi (Crassula Ovata) Nasıl Yetiştirilir?

Ekim 14, 2018 0

Crassula Ovata’nın (diğer adıyla yeşim bitkisi) Feng Shui felsefesine göre, şans, para, bolluk ve bereket getirdiğine inanılır. Eğer bitkinin toprağına bozuk para koyarsanız hane sahibine para ve bereket olarak geri döneceği düşünülür. Bu sebeple para ağacı veya bereket bitkisi olarak da anılmaktadır.

Bu batıl bir inanış olarak görülse de Uzak Doğulular yüzyıllardır bunu uyguluyor. Feng Shui’ye göre, evinizde bu bitkiyi koyabileceğiniz en iyi yer girişin sağ tarafıdır. Bitkinin daima kuzeye bakması gerektiğini de aklınızdan çıkarmayın.

Şans ve bereket getirmesinin dışında Crassula Ovata, insan vücuduna ve ruhuna pozitif enerji ve denge sağlayan yağlar barındırır. 

Crassula Ovata Nasıl Yetiştirilir?

Çok sık bakım istemeyen Crassula Ovata’yı büyük bir saksıya dikmeniz daha hızlı büyümesini sağlayacaktır. Ayrıca evin en güneş alan, aydınlık kısmına koymanız bitkinin daha sağlıklı büyümesini sağlar.

Kullanılacak toprağın kireçsiz olması çok önemlidir. Kumlu ve geçirgenliği yüksek toprak uygun olacaktır. Çiçeğe verdiğiniz suyun geçirgen olup, saksıda göllenmesini önlemek için dikim toprağına; cüruf, küçük çakıl, ponza ve benzeri geçirgenliği artırıcı malzemelerden karıştırmanız fayda sağlayacaktır. Sulama işini de saksının altından yapmanız gerekir. Bitkiye olabildiği kadar az su değmesi iyi olacaktır.

Para ağacı çok fazla su isteyen bir bitki değildir. Fazla su verdiğiniz takdirde bitkiniz hızla çürümeye başlayabilir. Sulama zamanını anlamak için toprağına dokunun ve kuruduğunu hissettiğinizde zamanı gelmiş demektir. Kışın ise yalnızca toprağının nemli olması yeterlidir.

Crassula Ovata yaprakları ve gövdesi bitkiyi çoğaltmak amacıyla kullanılabilmektedir.

Yaşlandıkça kalınlaşan bu ağacın yeşim yeşili yaprakları etli, parlak ve pürüzsüz bir yapıya sahiptir. Yeni çıkan dalları da yapraklarla aynı dokuya sahip oluyorlar ancak daha sonra kahverengiye dönüp odunsu bir yapıya bürünüyorlar.

Crassula Ovata’nın çiçek açması için en az 4 yaşına gelmiş olması gerekir. Crassula Ovata kısa gün döneminde çiçek açar.

Devamı

Evinize İyi Şans Getirecek 13 Şey

Ekim 14, 2018 0

Batıl inançlı olun veya olmayın. Herkes evine ve kendisine şansın gelmesini ister. Yazımızdaki çözümler evinize şans, mutluluk ve sağlık getirecektir.
Devamı

8 Ekim 2018 Pazartesi

Zeka ve Astroloji: Burçların En Zekisi Hangisi?

Ekim 08, 2018 0

En Zeki Burç hangisi? Burçların en zekisi o burç ve siz okuyunca inanamayacaksınız!  Zeka ve astroloji arasında nasıl bir bağ var? Zodyac’ın En Zeki Burcu işte karşınızda!

En Zeki Burç hangisi sizce? Burçların En Zekisi Bakın Hangi Burç! Zodyac kararını verdi ve işte karşınızda en zeki burç!

12 burç arasında en zeki burç hangisi? Astroloji kişilerin daha kolay öğrenme yöntemlerinin ne olduğuna dair yardımcı öngörülerde bulunarak ne kadar zeki olduğunuzu (veya zekanızı nasıl geliştirebileceğinizi) açıklıyor. İyi ki astroloji var!

Zeka yalnızca ezber yeteneğinizle, lisede gördüğünüz biyoloji dersini hatırlamanızla veya üç basamaklı sayıları akıldan çarpabilmekle alakalı değildir, zekanın bir çok çeşidi ve zeki olmanın birçok yolu var!

Zeki insanlar akademik alanda çok başarılı imzalara atabildikleri gibi, pek çok zeki insanın sanatçılardan ve oyunculardan da çıktığını biliyoruz… Zeka, bir insanın sadece ne kadar çok şey bildiğiyle ölçülemez, aynı zamanda yeni bilgileri öğrenme hızı ve yaşamına uygulayabilme yetisi gibi özellikler de göz önüne alınır. Yaratıcılık da zekanın bir diğer işareti… Alakasız gibi duran fikirler arasında bağlantı kurabilme ve ortaya yepyeni bir olay çıkarabilme yeteneği, yaratıcı zekanın ortaya çıktığı durumlardır.

“En zeki burç benim, Burçların en zekisi işte o da benim!”



Zodyak’ın en zeki burcunu ortaya çıkarmaya çalışırken alanında ekstrem çalışmalar vermiş büyük örnekleri inceledik. Örneğin, Stephen Hawking’in fizik, Jackson Pollock’un resim dehası ya da Nicolai Tesla’nın müthiş buluşları… Hepimiz ünlü bir mucit veya ressam olacak değiliz elbette ama burcunuz ne olursa olsun zekanızın farkında olmanız önemli bir konudur ve bu konuda kendinizi hiç de hafife almamalısınız. Her insan doğuştan gelen bir deha ile doğar ve onu geliştirip, işlemek size kalmış bir durumdur.

Her insan kendi çapında zeki ve yeteneklidir. Bu yüzden nasıl zeki olabilirim sorusunun cevabı da birden fazladır elbette… Tabii burcunuza göre!

En zeki burç, Burçların en zekisi,Güneş burçlarından hangisi
Astroloji haritanızda verilen detaylı bilgiler, potansiyel zekanızı ve yeteneklerinizi hangi yönlerde kullanabileceğinize dair tavsiyelerde bulunabilir, dolayısıyla zeka yalnıza Güneş burcunuzla (Akrep, İkizler, Oğlak vs.) sınırlı değildir. Her durumda bir insanın doğum haritasını detaylıca incelediğinizde birçok etkenin bir araya geldiğini görürsünüz ve Güneş burcu haritanın en önemli noktası değildir bile!

Bir insanın zekası söz konusu olduğunda diğer detaylar daha önemlidir. Çünkü güneş burcu genellikle rasyonel (gerçekçi) düşünceyi ve bilinci temsil eder. Güneş burcu, gündelik yaşamınızdaki akıl yürütme ve davranışlarınızın yalnızca bir parçasıdır.

Bu durum bazı burçların diğerlerinden daha zeki olmadığı anlamına gelmiyor. Fakat nereden başlamanız gerektiğine, öğrenme biçiminizi nasıl geliştireceğinize ve düşünce stilinize dair en açık ve etkili bir şekilde bir fikir verir.


En zeki burç İkizler, Terazi, Kova



Zodyak’taki her burç dört ana elementin etkisi altındadır: Toprak, hava, su, ateş. Hava grubu burçlar doğrudan zekayla, yaratıcılıkla ve şeyler arasında bağlantı kurma yetenekleriyle ön plana çıkarlar.

Hava grubu elementleri üç tanedir: Kova, Terazi ve İkizler. Şimdi doğum haritanıza bakın ve bu burçlar hangi evlerinize denk geliyor ve bu evlerde kaçar tane gezegen bulunuyor, ona bakın. Burcunuz bir hava grubu burcu değilse bile, bu gezegenlerden bir ya da ikisi düşünme stilinize özel bir enerji katmaktadır.

Belki de yükselen burcunuz bu üç hava grubundan birisi? Doğum haritanızdaki birinci ev ile temsil edilir. Eğer öyleyse Güneş burcunuz ne olursa olsun günlük aktivitelerinizde ve deneyimlerinizde zekanız öncelikli geliyor.

Peki ya Ay burcunuz? Ay burcu güçlü bilinçaltı, hayal gücü, sezgisel yetenekleri temsil ediyor. Ay burcunuz bu üç hava grubu burcundan biriyse zekanızla aldığınız yeni bilgileri absorbe edebilme yeteneğinizin kuvvetli olduğu anlamına geliyor. Bilinçaltı tepkiler, ay burcu hava grubundan olanlarda ikinci planda kalıyor ve zihinsel tepkiler ön plana çıkıyor.



3. 5. ve 9. evler

Doğum haritanızda 12 ayrı bölme (evler) vardır ve her biri hayatın farklı bir açısını temsil eder. Üçüncü ev, akademik ve iletişim kabiliyeti konularıyla ilişkilidir: Elde etme, süreç ve bilgiyi paylaşma biçimimiz.

5. ev, yaratıcılık ve beynin sağ lobunun işleyiş biçimiyle ilgilidir. 9 ev ise bir insanın macera duygusu, merakı, yüksek seviyelerdeki eğitimle olan imtihanı ve kendi deneyimlerinden yola çıkarak öğrenme stilini belirtir.

Eğer bu üç hava burcu bu evlerden birindeyse, mükemmel! Diğer burçlardan bulunuyorsa, yine o burcun özelliklerinde yola çıkarak beyin fırtınası başarınızı ve kişisel bilgeliğinizin optimum seviyesini bulabileceğinizi anlamanıza yardımcı olur.

Örneğin bir Oğlak burcu hayatı boyunca disiplinli ve metodik, planlı ve azimle sürdürdüğü çalışmalarıyla başarıya ulaşır. Yay burcu ise tamamen rastgele ve ani kararlarla oradan buradan topladığı bilgileri bir araya getirerek yeni alanlarda, beklenmedik ve eğlenceli şekillerde kullanma konusunda iyidir.

Merkür’ünüz nerede?

Merkür, İkizler burcunun yönetici gezegenidir ve özellikleri aşağı yukarı benzer: hazır cevap, iyi konuşabilen ve zeki… Merkür hiçbir zaman Güneş’ten fazla uzaklaşmaz. Belki de bu yüzden bilinçli düşünme süreciyle ilişkilendirilirler.

Merkür gezegeni doğum haritanızda nerede bulunuyor? Eğer güneş burcunuzla aynı yerdeyse bu iyi bir şanstır. Güneş’in bilinç gücüyle birlikte zekanızı daha fazla açıklıkla ortaya koyabilirsiniz. Eğer bu evde başka bir burç varsa zekanız bu burcun özellikleriyle paralellik gösterir.

Örneğin burcunuz Yay ve Merkür’ün bulunduğu evde Akrep burcu bulunuyor diyelim. Daha ketum, sezgileri kuvvetli ve tipik bir Yay burcuna göre daha hesaplı, işini bilen bir zekanız var demektir.

Jüpiter’iniz nerede?

Jüpiter bolluk ve bereketin gezegenidir. Jüpiter nerede bulunuyorsa bulunduğu evin ve burcun etkilerini iki katı daha fazla şekilde hissedersiniz. Eğer Jüpiter gezegeniniz az önce bahsettiğimiz hava burçlarından veya bu üç evden birindeyse, Güneş veya Merkür’e yakınsa, tebrik ediyoruz. Koca, dost canlısı Jüpiter zekanızı doğuştan daha etkili bir hale getiriyor demektir.

Eğer Jüpiter aşağı kısımda bulunuyorsa kişinin tembelliğe yatkın olduğu anlaşılabilir. Jüpiter, çalışmaktan ziyade şansa cevap verir. Bu yüzden eğer Jüpiter zekanızı etkiliyorsa, dünyayı yönetebilecek düzeyde bir zekaya sahipsiniz demektir, hem de fazla çaba harcamadan buna sahipsiniz…

Yönetici Gezegen Satürn

Albert Einstein’a dünyanın en zeki adamı denildiğinde o bunu şöyle cevaplıyor: “Hayır, sadece kafamda birçok düşünce var bunlardan birkaçı parlak olanlar…” Eğer zeki olsa bile insan her zaman hedefi tutturamayabiliyor. Kafamızda dönüp dolaşan birçok fikrin önem vermediğimiz için kaybolduğuna şahit olmuşuzdur.


Oğlak burcu ve onun yönetici gezegeni Satürn sabır, bakış açısı ve uzun süreli başarı ile ilişkilidir. Bu ikisinin doğum haritanızda yerini bularak, kendi zekanızın, nasıl yaşamınızın manifestosuna dönüştüğüne dair ipuçları bulabilirsiniz. Disiplinli olup, vazgeçmeyerek sabırlı davranırsanız ulaşamayacağınız başarı yoktur.
Devamı